Okuldaki Gruplaşmaların, Çocukların Karakter Gelişimi Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi

Okuldaki Gruplaşmaların, Çocukların Karakter Gelişimi Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi

Okul ortamında yaşanan gruplaşmalar; çocukların doğru yanlış ayrımı yapabilme, seçim yapabilme, düşüncelerini sunabilme, karar verebilme süreçlerini etkilemekte ve bu becerilerini ne derece kullanabildiklerini ortaya çıkarmaktadır. Bazı çocuklar içinde bulundukları grubun her fikrini her davranışını doğru ya da yanlış olduğuna bakmaksızın onaylarken, bazıları ise kendi fikirlerini söylemekten çekinmez ve uygun görmedikleri fikir ya da davranışları onaylamadıklarını açıkça belirtirler. Bu hassas noktada öğretmenler, çocukların farklı birer birey oldukları gerçeğini vurgulayıp, herkesin fikrini eşit bir şekilde sunmasını ve çocukların bulundukları grup içerisinde eşit olduklarının farkına varmalarını sağlamalıdır çünkü gruptan çıkarılma korkusuyla grubun her fikir ve davranışını onaylayan çocuk, bilinçaltına "Yalnız kalmak istemiyorsan tüm yanlışları görmezden gel ve her söyleneni her yapılanı onayla." düşüncesini kodlayacaktır. Bu tutum ise onun karakter gelişimini bir hayli olumsuz etkileyecektir.

Örneğin; Sınıfta yerlere çöp atan, diğer öğrencilere zorbalık yapan bir öğrenci grubunda bulunan bir çocuk tüm bu olumsuzlukları görmezden gelirse karakteri o yönde gelişecek ve içten içe yaşadığı yalnız kalma korkusu, güçsüzlük düşüncesi onun tek başına karar alabilme, kararlarını uygulayabilme, düşüncelerini sunabilme, haksızlıkları engelleyebilme, vicdanının rahat olmasını sağlama ve böylelikle suçluluk hissetmeme gibi özelliklerinin gelişmesini durduracaktır. Bazı çocuklar grup içerisinde kendi fikirlerini korkmadan, herkesin eşit olduğunun bilincinde olarak açık ve ve net sunabilirken bazılarının ise fikirlerini sunmaktan, tepki vermekten bu denli korkmasının altında ebeveynlerinin ve / veya öğretmenlerinin olumsuz bir tutumu yatmaktadır.

Örneğin; Aile ortamında, çocuğa kendisinin arasından tercih edebileceği seçenekler sunmak yerine çocuğa direkt yapması, söylemesi gereken, ailesi tarafından seçilmiş hazır bir seçenek sunulduğunda ya da "Dediklerimizi yapmazsan seni terk ederiz, bizim davranışlarımızı ne hakla yargılarsın sen daha çocuksun ne bilirsin doğruyu yanlışı? Biz senin için neyin doğru neyin yanlış olduğunu senden daha iyi biliriz." gibi cümleler sarf edildiğinde çocuk kendisini bir adım geride tutmayı, fikirlerini söylememeyi, kendisi için doğru ve yanlışın ne olduğunu başkalarının belirlemesini beklemeyi öğrenecek ve sürekli olarak bir terk edilme korkusuyla yaşayacaktır. Buradan da anlaşılıyor ki aile ortamı da okul ortamı da karşılıklı etkileşim içerisinde, herhangi birinde yaşanan ve / veya yaşanacak olan bir olumsuzluk diğerini de olumsuz yönde etkileyecektir. Bu yüzdendir ki çocuğun karakterinin olumlu yönde gelişmesi ve bunun devamlılık sağlaması isteniyorsa aile ortamında da okul ortamında da sergilenen davranışlar arasında tutarlılık sağlanmalıdır. Böylelikle sergilenen bu tutarlılık sayesinde çocuğun kafası karışmayacak ve o da davranışlarında tutarlılık gösterecektir.

Psikolog Rojda Ohancan

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.