Çocuklarda Öfkeyi Kontrol Edebilme Becerisinin Oluşturulması

Çocuklarda Öfkeyi Kontrol Edebilme Becerisinin Oluşturulması

Öfke kontrol eksikliği çocukların bir çoğunda fazlasıyla rastlanan bir durumdur. Örneğin; çikolata yemesine izin verilmediğinde öfkeyle her yere saldıran, koltukları tekmeleyen bir çocuk aslında "çikolata yiyememe" adı altında bastırılmış diğer duygularına olan öfkesini yansıtmaktadır ancak çocuk bile bu öfkesinin gerçek sebebinin farkında olmamaktadır. Çoğu ebeveyn maalesef ki çocuklarının bir birey olduğunu kabullenmemekte, onu bir robot gibi kendi istekleri doğrultusunda yönlendirmek istemekte ve bu doğrultuda hareket etmektedir. Çocuklar kurallara, aşırı sert sınırlara göre yaşamakta, çocuklara kendi istekleri sorulmamakta, tamamen her şey önlerine hazır bir şekilde ailelerinin istek ve seçimlerine göre gelmektedir.


Aileler "Ben, çocuğum için her şeyin en doğrusunu bilirim." düşüncesiyle hareket ettiği sürece çocuklarına zarar vermekten öteye geçemeyeceklerdir. Öncelikli olarak ebeveynler, bencil duygu ve düşüncelerini bir kenara bırakmalı ve çocuklarına bir birey olduklarını kabul ederek yaklaşmalıdırlar. Ebeveynlerin "O daha çocuk, kendi kararlarını veremez." düşüncesi tamamen çocuklarının akıllarına yaptıkları bir hakarettir. Çocukların birkaç sağlıklı seçenek içerisinden kendi isteklerine göre karar verip seçim yapmalarına fırsat tanınmalıdır böylece çocuk hem kendi istek ve arzularını keşfedebilecek hem karar verme ve kararlarına uygun davranabilme becerisi geliştirecek hem de hayatının kendi kontrolünde olduğunu bilerek rahat hissedecek ve kaygı hissetmeyecektir. Aksi takdirde çocuk youn bir öfkeyle dolacaktır bu öfke bastırıldıkça da onun daha sinirli ve sabırsız birisine dönüşmesine , en ufak bir isteği yerine getirilmediğinde de sinir krizleri geçirmesine neden olacaktır.


Çocuk anlam veremediği ve çözümleyemediği bu yoğun kaygıdan dolayı bir hayli yorgun düşecek, bu yorgunluk onun kendisini geliştirmesine fayda sağlayabilecek olan aktivitelere odaklanmasını bile engelleyecektir. Çocuklar öncelikli olarak iç dünyalarında bu yoğun öfkeye sebep olabilecek her türlü olumsuz davranış ve durumdan uzak tutulmalıdır. Öfke, bilindiği üzere normal bir duygudur sadece anlamlandırılma ve yansıtma şekli onu tehlikeli boyutlara getirmektedir. Çocukların öfkelendiklerinde bundan utanç duymasına neden olabilecek herhangi bir yargıdan özenle kaçınılmalıdır. Aksi takdirde çocuk öfkeyi "kötü ve tehlikeli" olarak algılayacak ve öfkesini gizleme, bastırma yolunu benimseyecektir daha sonrasında ise öfkesi üzerindeki kontrolünü kaybedecek ve sonuç olarak yıkımı büyük olabilecek olaylara neden olacaktır.


Çocuklar öfkelendiklerinde, onlarını bunu anlamlandırmasını sağlamak gerekmektedir örneğin "Şu an sinirlisin çünkü başka türlü olmasını istiyordun ve bu hoşuna gitmedi ancak bilmelisin ki bazen bazı şeyler isteklerimiz doğrultusunda gitmez fakat öfkemizi doğru şekilde yönetebilirsek çözüm bulmamız kolaylaşacaktır. Öfkelenmenin sebebi çoğu zaman elinin altında bir alternatif bulunmamasıdır bu yüzden seçeneklerini çoğaltmalısın, unutma ki hiçbir zaman tek bir çözüm yolu yoktur, farklı farklı çözüm yolları vardır sadece onları düşünmek ve bulmak gerekir." şeklinde bir ifade çocuğun öfkesinin sebebini anlamasına, çözümler üretebilme becerisini geliştirmesine ve öfkesini sağlıklı bir şekilde yönetebilmesine yardımcı olacaktır.


Ebeveynler, çocuklarının zekasına güvenmeli ve bu doğrultuda hareket ederek onların kendi kararlarını verebilmesine, alternatif çözümler düşünebilmesine, öfkelerinden kaçmamasına olanak sağlamalıdır böylelikle çocuklar hayatları üzerindeki kontrollerini hissettikçe kendilerine olan güvenleri artacak ve hayatlarını istedikleri yönde ilerletebildiklerini gördükçe kurban psikolojisine girmeyip sağlıklı yollar benimsemeyi seçeceklerdir.

PSİKOLOG ROJDA OHANCAN

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.