Çalışma ve Yapıcılık Döneminde Sergilenen Ebeveyn Davranış ve Tutumlarının, Çocuğun Karakter Gelişimi Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi

Çalışma ve Yapıcılık Döneminde Sergilenen Ebeveyn Davranış ve Tutumlarının, Çocuğun Karakter Gelişimi Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi

Çalışma ve yapıcılık dönemi; çocuğun, ailesi tarafından ona sunulan dünyadan ayrılıp yeni bir dünyayla karşılaştığı dönemdir. Çocuk, bu dönemde düzenli bir eğitim görmektedir, bu özellikle çocuk için hassas bir dönemdir çünkü ebeveynler genellikle çocuklarının bir şeyler yapmasına izin vermemektedirler. Örneğin "O beceremez, onun yerine ben yaparım." , "Sen mutfaktan uzak dur canım, ben senin yerine hazırlarım tabağını." , "Saçlarını tek başına yapamazsın." gibi… Durum böyle olduğu için de çocuk kendi başına bir şey yapamaz hale gelmekte, her şeyi ailesinden beklemektedir.


Bu durum çocuğun gelişimi açısından oldukça tehlikelidir çünkü böylesi bir ortamda çocuğun; kendisini ve becerilerini geliştirme fırsatı olmayacaktır. Okula başladığı anda ise çalışma ve yapıcılık gerektiren bir ortama kendisini tamamen yabancı hissedecektir. Okul ortamı; amaçları, sorunları, sorumlulukları, başarıları, kazançları, becerileri beraberinde getirmektedir. Bu dönemde çocuk yeterli şekilde başarı gösteremezse aşağılık ve yetersizlik duygusuna teslim olacaktır. Çocuk, öğrenmeye ve el becerilerini geliştirmeye uyum sağlayamazsa öncelikli olarak kendisini yetersiz hissedecek ve daha sonra umutsuzluğa kapılacaktır. Bu da yine çocuğun aileye daha fazla bağımlı olmasına sebebiyet verebilecek bir durumdur.


Çocuğun; bağımlı, çekingen kişilik bozukluğu geliştirmemesi açısından öncelikli olarak ebeveynler bu dönemden öncesinde de çocuğun kendi becerilerini keşfetmesine ve geliştirmesine olanak sağlamalıdır, bunun için elverişli ortamlar yaratmalıdır. Bu dönem içerisinde ise çocuğa destek olunmalı, yaptığı işler sonucunda övülmeli, eksiklikleri nazikçe söylenmeli ve bunları nasıl telafi edebileceği konusunda alternatifler sunulmalıdır, yine bu alternatifler arasından hangisini seçeceği ise çocuğun özgür iradesine bırakılmalıdır. Çocuğun öğrendiği şeylerin anlamını da benimsemesi gerekmektedir çünkü anlamadığı şeylerden keyif almayacak olan çocuk, öğreneceği şeylere olan ilgisini de bu doğrultuda kaybedecektir.


Ek olarak; çocuğun öğrendikleriyle sınırlı kalmasına izin verilmemeli, öğrendiklerinin ötesinde neler yapabileceğiyle ilgili düşünmesi sağlanmalı, bu konular hakkında fikirlerini anlatmasına izin verilmeli ve yaratıcılığının gelişmesine olanak sağlanmalıdır.

PSİKOLOG ROJDA OHANCAN

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.